Söyleşiler ile Yeni Bir Alan Yaratmak

İSTANBUL - Türkiye Bahai Toplumu son birkaç yıldır kadın alanında çalışan aktörleri, sivil toplum kuruluşlarını, akademisyenleri ve karar mekanizmalarını bir araya getirerek birbirinden öğrenme tutumu içinde düşünce ve deneyimlerin paylaşıldığı bir alan yaratmaya gayret etmektedir. Bu amaçla düzenlenen ilk söyleşi 25 Mayıs 2017 tarihinde Güç ve Kadın başlığıyla gerçekleştirildi.

 

Söyleşi mekânında bir araya gelen 23 katılımcının neredeyse hepsi tanışma sırasında, “Bu söyleşiye bir şeyler öğrenmek için geldim,” diyerek en başından itibaren çok verimli bir söyleşi ortamını yaratmış oldular.

 

Söyleşide konuşma yapanlar, siyaset biliminde Yrd. Doç. Dr. Ahmet Özcan ve Türkiye Bahai Toplumunu temsilen Meltem Oflu’ydu. Söyleşinin moderatörlüğünü ise Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu üstlendi.

 

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Özcan, John Stuart Mill’den yeni çevirdiği “Kadının Köleleştirilmesi” kitabından paylaşımlar yaparak güç ve kadın konusuna tarihsel bir bakış açısı sundu. Kadına köle, erkeğe efendi karakteri verildiğini ve kadın erkek eşitsizliğini doğuran şeyin şiddet ilişkisi olduğunu söyleyerek şu tespitte bulundu: kadın erkek eşitsizliğini doğru kabul etmemizin nedeni kadın erkek eşitliğine alışkın olmamamızdır.

 

Meltem Oflu “gücün kötüye kullanımı en çok kadınları etkiledi ama kadın erkek eşitliğini gerçekleştirmek için de güce ihtiyacımız var “ dedi. “Gerçeğin hem maddi hem ruhani boyutu olduğuna inanarak insanlık için hazır olan güç kaynakları hakkında bakışımızı genişletmeliyiz” diyen Oflu sözlerine şu şekilde devam etti: “fiziksel, ekonomik ve politik gücün aksine herkes için her an erişilebilir olan sevginin gücünden, fedakârlığın ve birliğin gücünden nasıl daha fazla yararlanabiliriz ve bu güçler ile neleri başarabiliriz? Güce dengeli ve bütünsel bakabilmek için kadınlara ihtiyacımız var çünkü şüphesiz ki onlar empati, adalet ve şefkat gücü gibi güçleri kullanmakta çok daha etkili ve becerikliler.”

 

Aralarında Kadın Partisinden iki katılımcının, bir kadın muhtarın, akademisyenlerin, ev hanımlarının ve ailelerin de bulunduğu çeşitlilik içindeki katılımcılar kendi görüşlerini de paylaşarak söyleşiye katkıda bulundular.

 

Birlikte keyifle geçirilen üç saatin ardından, konuşmacılara çiçek ile teşekkür edilerek hatıra fotoğrafı çektirildi.